UX Yazımı: Etkili İçerik Hazırlamak için 10 İpucu

Müşterinizin sitesindeki ya da uygulamasındaki metin, tasarım için en önemli noktalardan biridir. Özellikle e-ticaret sitesinde bu içerik; satışları değiştirmek, marka için tutarlı bir ses ve ton oluşturmak ve genel kullanıcı deneyimini geliştirmek için ciddi bir öneme sahiptir. Tek bir kelime bile ciddi değişiklikler yaratabilir. İşte UX (Kullanıcı Deneyimi) gelişen disipliniyle burada devreye girmektedir. 

UX yazımı, kullanıcıları bir ürün içinde yönlendiren ve onunla etkileşime geçmesine yardımcı olan UI (Kullanıcı Arayüzü) metnini optimize etme uygulamasıdır. Yalnızca bir ürün sitesindeki kelimeleri değil aynı zamanda bir harekete geçirme çağrısı butonu, form, hata mesajı ya da onay e-postasındaki mikrometni de içermektedir. 

ux yazımı

Gitgide daha çok işletme, sitesinde bulunan kelimelerin kendi başarıları için hayati önem taşıdığını fark ettiğinde UX yazımı, kendisini UX tasarım sürecinde tamamlayıcı parçalardan biri olarak kabul ettirmektedir. Yapılan etkiler, kullanıcının hayal kırıklığına uğramasını önlemek, sorunsuz ve keyifli bir müşteri ziyareti oluşturmak için büyük bir rol oynamaktadır. 

Peki yeni ortaya çıkan bu alanın uzmanları başarılı UX yazımını nasıl ele alıyor?

Bu makalede, öncü olan UX yazarları, içerik tasarımcıları ve içerik stratejistleri, en başından itibaren müşterinizin sahip olduğu kitleyi göz önünde bulundurarak nasıl etkili içerik oluşturulacağına dair en iyi 10 ipucunu açıklıyor. Bunun yanı sıra içeriği nasıl çözümleyeceğiniz ve paydaşlardan teşvik almak için UX yazımı becerilerinizi nasıl kullanacağınız ele alınacak.

  1. Hedef kitleyi araştırın ve amaçladıkları eylemleri keşfedin

Slack metin yazarı ekibi yöneticisi Andrea Drugay, herhangi bir şey yazmadan önce hedef kitlenin kim olduğunu ve yazınızı okuduktan sonra hedef kitlenin amaçladığı eylemlerden neler beklediğinizi açığa kavuşturmanın önemli olduğunu vurguluyor. 

“Nereden geldiklerini anlamanız gerek,” diye açıklayan Drugay: “Bu kişi, bulunduğu ekrana nasıl geldi ve sizin, onların ve onlar gibi bir işletme modelinin bir sonraki adımı ne olacak? Yapmalarını istediğiniz eylem nedir? O eylemi gerçekleştirdiklerinde ekrandaki kelimeler, az önce tıkladıkları CTA (kullanıcıyı harekete geçirme) söyleminin vaadi ile eşleşiyor mu?”

Drugay, amaçlanan akış ve eylem hakkında açık olduğunuzda, ideal kullanıcı deneyimi oluşturulmasına yardımcı olabilecek bir dil bulmanın çok daha kolay olduğuna da dikkat çekiyor. 

  1. Olabildiğince açık olun

Writing is Designing kitabının ortak yazarı ve Allstate’de konuşma tasarımında üst düzey UX mimarı/yöneticisi Michael J. Metts, UX yazımı hakkında mümkün olan en az kelimeyi kullanmak gerektiği söyleminin yaygın bir yanlış anlama olduğunu düşünüyor.

“İnsanlar arayüz yazılarını düzenlemek için olabildiğince çabalıyor, böylelikle daha az yer kaplıyor ve kullanıcıların işleri daha hızlı halletmesine yardım ediyor,” diyor Metts. “Hıza odaklanmak iyi, fakat açıklığa odaklanmak daha önemli. Yanlış yorumlanabilecek ya da yanlış kullanılabilecek kısa bir mesaj yazmak, kullanıcılarınızın ihtiyaç duyduğu en son şey.”

Örnek olarak Metts, kullanıcı bir şey sileceği zaman onun hakkında spesifik bilgi içeren bir uyarı yazmanın, kullanıcının hızlıca karar vermesine yardımcı olacağını ve istemsizce yanlış şeyi silmesini engelleyeceğini söylüyor.

Metts, kullanıcılara hassas ya da kişisel bilgiler sorulduğunda da bu durumun geçerli olduğunu savunuyor. Bu bilgilere neden ihtiyacınız olduğu hakkında açık olmak, sadece sormaya nazaran kullanıcıları daha rahat hissettiriyor.

  1. Hatalardan kaçının, onları açıklayın ve çözün

Metts, bir hata durumu üzerinde çalışırken üç adım üzerinden düşünmeyi öneriyor:

Kaçının: Kullanıcıya bir hatayı göstermeden yardımcı olmak için çeşitli yollar bulun. Metts “Yapabiliyorsanız hatadan kaçının,” diyor. “Akışın nasıl işlediği ya da sistemin nasıl kurulduğu hakkında değişiklik yapabileceğiniz, kullanıcılarınızın bir kısmı ya da tamamı için bu hata durumunu ortadan kaldırabileceğiniz bir yol varsa uygulayın.”

Açıklayın: “Hatadan kaçınamıyorsanız neler olduğunu açıkladığınızdan emin olun. Örneğin, bir sunucu hatası varsa insanlara bu konuda bir şey yapamayacakları teknik bir sorun olduğu hakkında bilgi verin. Aksi takdirde, onların taraflarında bir yanlışlık olduğunu düşünebilirler.”

ux yazımı

Çözün: Son olarak, kullanıcıların görevlerini tamamlamasına yardım ederek hatayı çözün. Metts, “Her durumda ilerlemeleri için insanlara nasıl yardım edebileceğinizi kendinize sorun,” diyor. “Örneğin, bir dosya yüklemeye çalıştıklarında o dosya boyut limitini aşıyorsa, dosyayı nasıl küçülteceklerini öğrenmelerine yardımcı olun ya da dosyayı size ayrı olarak e-postayla göndermeleri için bir seçenek ekleyin. Tamamlamaya çalıştıkları şeye odaklanın.”

Etkili hatalar yazarsanız kullanıcıların ilerlemesine yardımcı olursunuz.

  1.  İş boyunca tutarlı bir terminoloji kullanın

Condé Nast’ta The New Yorker’ın üst düzey UX yazarı olan Sophie Tahran, “Gösterişli yazmanın yeri ve zamanı vardır,” diyor. “Pazarlama e-postaları ve blog gönderileri, en son çıkan ürününüz hakkında övgü yağdırmanız için yeterli imkan sunar. Diğer yandan UX yazımı lugatıyla pek iyi eşleşmez.”

Tahran, bir site tasarlarken tutarlılığın kilit nokta olduğunu hatırlamanızı öneriyor. Örneğin, “satın almak” ve “ayırtmak” kelimelerini birbirinin yerine geçebilecek şekilde kullanırsanız kullanıcıların tam olarak ne yaptıklarını anlamaları zor olabilir.

Tahran, “Tekrarlama işinize yarayabilecek bir araçtır,” diyor ve devam ediyor, “Özellikle siteyi bir arada tutan bağlantılar, alan etiketleri, ürün özellikleri, fiyatlar, nakliye ve benzeri UX metinleri için..”

Terminolojiniz ne kadar tutarlı olursa, kullanıcıların karşılaşacağı karışıklık o kadar az olur ve ödeme işlemini o kadar hızlı hallederler.

  1.  UX yazımınızı verilerle birlikte yedekleyin

UX Writing Hub’ın CEO’su ve kurucusu olan Yuval Keshtcher’ine göre, veri odaklı danışmanı Michal Issachary’den öğrendiği en önemli derslerden biri, verilere dikkatle bakmaktır. 

“Kullanıcıların davranışlarını daha derin bir şekilde anlamak için mümkün olan en iyi yol budur,” diye açıklıyor Keshtcher. “Veriler, ödeme sitesindeki yüksek trafiğe rağmen birkaç kişinin gerçekten bir şeyler satın aldığını gösteriyorsa, o sitenin mesajını biraz daha iyi iletmeniz gerekebilir. Ya da sayılar, en yüksek yarıda bırakma oranlarının ürün sayfasının en başlarında olduğunu gösteriyorsa, müşterinizin ürününün değerini daha net bir şekilde iletmek isteyebilirsiniz.”

ux yazımı

Keshtcher, işin sırrının test etmeyi asla bırakmamak olduğunu söylüyor. Google Analytics, Hotjar, ConvertKit (e-posta kopyasını test etmek için de) ve diğerleri gibi analiz araçlarıyla çalışmayı öğrenin.

“Sonrasında, ne zaman satış sürecinize bir engel görürseniz, kelimelerinizle ortadan kaldırın!” diyerek cesaretlendiriyor.

Keshtcher’ın en sevdiği veri odaklı metin yazarlığı örneklerinden biri Google I/O 2017’deki How Words Can Make Your Product Stand Out adlı sunumda yer almaktadır.

  1.  Ses ve tonu uygun bir şekilde kullanın

Contentious’un ortak kurucusu, içerik stratejisti Laura Robertson, ses ve tonun yalnızca müşterinizin markası için değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimleri için de çok önemli olduğunu vurguluyor.

“İçerik sizin adınıza konuşurken sesi ve tonunu, online ortamdaki kişiliğiniz olarak görebiliriz,” diye açıklıyor. “Gereğine uygun davranın, böylelikle insanlar sizinle daha fazla vakit geçirmek isteyecektir.”

Robertson, markanın sesi kim olduğudur, müşterinizin markasının kişiliği sizin sözlerinizle açığa çıkar, şeklinde ifade ediyor.

“Yazılarınızda markanın sesini sabit kılarak güven oluşturabilirsiniz ve anlaşmazlıkları azaltabilirsiniz. Bu yüzden markanın sesi “tutkulu” ise daima olumlu ve doğrudan bir dil kullanmaya çalışın.” 

Tonunuz bağlamla birlikte değişir. Robertson bunu, “insanların bir yolculuğun farklı bölümlerinde ne yapmaya çalıştıklarını anlayarak ve tonunuzu buna bağlı olarak ayarlayarak empati odaklı deneyim yaratabilirsiniz” diyerek açıklıyor.

Örneğin, insanlar ne yapacakları ya da nereye gidecekleri konusunda kararsız kaldıklarında güven verici, teşvik edici bir dil ve eğer bir şeyler yanlış giderse dürüst, isabetli bir dil kullanmak isteyebilirsiniz.

Robertson, her zaman mevcut olan özgün bir marka sesi örneği olarak İngiltere merkezli tuvalet kağıdı markası Who Gives A Crap’i gösteriyor. UX yazım tonu, duruma göre çok eğlenceliden daha ciddi tonlara göre değişiyor.  

  1.  Tanıdık kelimeler seçin

Müşterinizin sattığı ürün eşsiz olsa da, bir web sitesinde gezinme ya da online alışveriş yapma deneyimi belirli bir söz dağarcığına sahiptir. Robertson, kullanıcılara site içerisinde rehberlik etmenizi ve tanıyacakları ve gerçekleştirmek istedikleri eylemlerle kıyaslayabilecekleri kelimeleri kullanarak süreç boyunca onlara yardım etmenizi öneriyor.

ux yazımı

“Farklı olmaya çalışmak sizi yanlış sebeplerle ön plana çıkarabilir; jargon ve daha az bilinen kelimeler kafa karıştırabilir ve yabancılaştırabilir,” diye uyarıyor. “Tanıdık dil, kullanıcıların kendilerini yönlendirmelerine ve kavramsal yükü azaltmasına yardımcı olmanın yanı sıra insanlara sitede hoş karşılandıklarını hissettirir. Kullanıcıların konuşma şekline dikkat edin ve onlarla kendi kelime dünyalarında tanışın.”

Robertson, yazılarınızı test etmek için sesli bir şekilde okumanızı öneriyor. Sesiniz robotik, kurumsal ya da fazla resmi veya floral geliyorsa kelime seçimlerinizi yeniden düşünün ve biriyle konuşurken kullandığınız dili seçin.

  1.  Müşterinizin kitlesi ile empati kurun

Dijital ürün şirketi Work & Co’da yardımcı yazarlık direktörü Angela Gorden, müşterinizin ürününü kullanan insanlarla empati kurmanın ve onları desteklemenin önemini vurguluyor.

“Hüküm ve koşullar gibi durumları açıklamak ve insanların gizliliğini korumak sizin görevlerinizden biri,” diyor. “Detayları hukuk ekibine bırakmak iyi olabilir fakat onlar, yazma sürecinizin ancak bir parçası olmalıdır. Bu içeriğin açık, merak uyandıran ve özlü olması için ekstra dikkat göstermeye çalışın. Tasarım üzerinde iş birliği yapın ve yardımcı alt başlık eklemek gibi önerilerde bulunun. Süreci ileri bir zamana alın ve hangi bilgileri toplamanız gerektiğini öğrenin. Ya da yazılımcıdan, başvurmak için imzaladıkları evrakın bir kopyasını daha sonra kendilerine e-posta ile gönderme seçeneğini eklemesini isteyin.”

  1. Yalnızca tıklanmalar için değil, anlayış için test edin

Bumble’da içerik tasarımı lideri Candi Williams, UX yazarlarının ve içerik tasarımcılarının işinin, yazı tamamlandıktan sonra bitmediğini vurguluyor.

“Kelimeleri işlemek, rolün yalnızca bir parçası,” diyor Williams. “İnsanların onları anladığından, yankı uyandırdıklarından, gerçek ihtiyaçlarını karşıladıklarından ve kullanıcıların bunların doğrultusunda hareket edebildiğinden emin olmak son derece önemli. Sadece linke tıklama ve arama sıralamalarının da ötesinde. Bir A/B testi size “hangisi”ni verir fakat önemli olan “neden”i vermez.”

Williams, ürettiğiniz tüm içerikler için, insanların onları “anlayacağına” dair bazı kanıtlara sahip olduğunuzdan emin olmanızı öneriyor – kafa karıştırıcı, yanıltıcı veya önüne herhangi bir engel konulmadığına dair kanıtlar gibi. Bu, aylarca içerik keşfi ve analizi anlamına gelmek zorunda değil. Candi, tüm içeriklerinizin iyi bir okunabilirlik puanına sahip olduğundan emin olmanızı (Readable ve WebFX Readability gibi ücretsiz araçlar kullanarak), hepsini bir araya getirip basit bir vurgulama testi veya Cloze test yapıp çalıştırmanızı ya da içeriğinizi mükemmel Wynter aracıyla (eski adıyla Copytesting) çalıştırmanızı öneriyor.

“Bu, içeriğinizin mümkün olduğunca açık ve anlaşılır olduğunu kanıtlayabilmek için elinizden gelen her şeyi yapmakla ilgili, yalnızca varsaymakla değil,” diyerek sona erdiriyor. “Kullanıcılar bunun için size teşekkür edecektir.”

  1.  Paydaşları kendi tarafınıza çekmek için iletişim becerilerinizi kullanın

Güney Amerika’nın en büyük havayolu şirketi LATAM’da uzman UX yazarı olan Carolina Rayo, UX yazarlarının yalnızca yazar olmadığını tüm dünyaya anlatmak konusunda tutkulu. Onların, genel deneyim üzerinde bir etki bırakabilecek iş ve teknik tartışmalar dahil olmak üzere tüm süreçte yer almaları gerektiğine inanıyor. 

“UX yazarlarının iletişim konusunda harika olması gerektiğini sıklıkla duyuyoruz,” diyor. “Kusursuz dil bilgisi, diller konusunda tutkulu, mükemmel yazım ve düzenleme becerileri ve bunun gibi kriterleri neredeyse her iş tanımında görebilirsiniz. Bunların hepsine kesinlikle katılıyorum. Fakat paydaşlarımızla etkili bir şekilde etkileşim kurmak için iletişim becerilerimizi nasıl kullanmamız gerektiği hakkında yeteri kadar konuşmadığımızı düşünüyorum.”

Bir UX yazarının çalışmasının önemli bir etkeni, şirketin farklı bölgeleri için tasarım sürecine görünürlük kazandırmaktır. Bazen UX ve onun değeri hakkında bilgiye sahip olmayan ekiplerin önünde kararları açıklamak ve savunmak zorunda kalıyorlar. 

ux yazımı

Rayo’nun yıllar içinde iletişimini geliştirmesine yardımcı olan birkaç ipucu var: 

  1. Kesin olun ve her şeyi basit tutun

Rayo, “Disiplinimiz hakkında çok tutkulu olduğumuzu biliyorum,” diyerek açıklıyor. “Ama katıldığımız her toplantının bir UX konferansı olmadığını unutmayın. Muhtemel sorular için yanıtlarınızı hazırlayın fakat hedef kitlenizin gerekçelerinizi anlaması için ihtiyaç duyduğu minimum bilgiyle başlayın.” 

  1. Her şey kullanıcılarla ilgili

Rayo, kullanıcıların ihtiyaçlarının ve beklentilerinin bir UX yazarının çalışmasının merkezinde olduğuna inanıyor. “Bu ihtiyaçları -“ne”ler- sunmanın ve hedef kitleye neden bunu yaptığımızı hatırlatmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Sürecin ve çözümlerinizin -“nasıl”lar- derinine inmeden önce odadaki herkesin buna uyum sağlaması gerekiyor.”

  1.  Veriyi kullanın

Rayo, özellikle hissedarlara sunuyorsanız, kararlarınızı desteklemeniz için veriye sahip olmanın çok önemli olduğunu vurguluyor. “Tasarımınız, araştırma sonuçlarınız ve A/B test sayılarınızla hangi KPI’ları etkilemeye çalıştığınızdan bahsedin. Eğer o anda yalnızca nitel verileriniz varsa nicel bilgileri toplamak için sonraki adımlarınızı paydaşlarınıza bildirin. Bu büyük numaraları beklediklerini sizler de biliyorsunuz, bu yüzden endişelerini gidermek için hazırlıklı olun.”

İş ve kullanıcı ihtiyaçlarını dengeleme

UX yazımı, işle alakalı olduğu kadar kullanıcıyla da alakalıdır. Deneyimi geliştirmek ve müşteri yolculuğunu oluşturmaya yardımcı olmak için, hedef kitle hakkında -ihtiyaçlarını ve beklentilerini de içeren- çok açık bir fikre sahip olmaya ihtiyacınız var; fakat aynı zamanda müşterinizin markasının değerleriyle de uyumlu olmanız gerekiyor.

Kapsamlı bir şekilde her ikisini de araştırın ve müşterinizin sitesini ya da uygulamasını oluşturmak için dil oluşturmaya başlamadan önce verileri toplayın. Daha sonra mümkün olduğunca açık olun ve baştan sona kadar tutarlı bir terminoloji kullanın. Müşterinizin markasının tonunun ve sesinin de tutarlı olduğundan emin olun ve uygun bir şekilde kullanın. Müşterinizin hedef kitlesiyle empati kurun, onların dilini kullanın ve işleri onlar için nasıl daha kolay hale getirebileceğinizi düşünün. Son olarak, kopyanızı test edin ve aynı zamanda  paydaşlarla etkili bir şekilde etkileşim kurmak için UX yazım becerilerinizi kullanın. 

Tüm bunları dikkate aldığınızda UX yazımının müşterinizin işinde ne kadar fark yaratabileceğine şaşırabilirsiniz! 

Benzer Makaleler

Arrow-up